22 Ocak 2013

ATALARIMIZ TÜRKMENLERİN, UNUTULAN SAVAŞI...

 Denizli'de bastığımız toprakları Atalarımız, Türkmenlere borçluyuz. 

İŞTE KAZIK BELİ SAVAŞI  



Denizli'de Kazıkbeli savaşını ilk gündeme taşıyan  DoseV ile KeşiF programıdır. Bu programdan etkilenerek 2 yıldır bu bölgede keşif ve araştırma yapıyorum. Onlarca kişi ile röportaj yaparak bu özet yazımı sizlerle paylaşıyorum.


 Denizlide bastığımız topraklara kahraman Atalarımız, Türkmenlere borçluyuz. 
Denizli ilimiz 2 önemli savaş sahnesine tanıklık etmiş.
    -İlki 1147 yılındaki Kazıkbeli savaşıdır, II.Haçlı seferi sırasında Anadolu’ya giren Haçlılar, 1147 yılında en kestirme yol gördüklerinden Denizli’den Antalya’ya Hamit Ovası’ndan geçerek gitmek isterler. Haçlıları, Selçuklu uç birliklerinden Avşarlar, Hamit Ovası’nin tabii giriş kapılarından olan bugünkü Cankurtaran’da karşılarlar. Kazıkbeli Savaşı denen bu savaşta Haçlılar perişan edilir. 
   -Diğeri ise herkesçe bilinen 1176 yılında yapılan Miryokefalon Savaşı'dır. 

Gerek 1147 yılındaki Kazıkbeli savaşı gerekse 1176 yılında Çivril ilçesi yakınlarında yapılan Miryokefalon Savaşı’ndan sonra Türkler Denizli ve çevresinde hâkimiyetini sürdürdüler.



Kazıkbeli Mevkinde Haçlılarla Savaşlar
Denizli'yi Antalya'ya bağlayan  bu günkü  Cankurtaran mevkisinin hemen üstünde kalan Kazıkbeli geçidinde bir savaş yaşanır. Bu savaş tarihin tozlu raflarında gün yüzüne çıkmayı beklercesine    1147 yılının sonlarında ve 7 Ocak 1148' de iki savaşa sahne oldu.İlkinde Fransız Kralı 7. Louis'e bağlı birliklerin İznik'te ayrılan Alman askerlerinde müteşekkil gurup, Denizli'ye geldiler  ve Kazıkbeli'nden geçmek isterlerken, Türkmen kuvvetlerin pususu ile imha edildiler.


Haçlı ordusunun  döküntüleri,Antalya'ya doğru giderler. 
Ordunun ana bölümü olan Fransız kuvvetleri,  4 Ocak 1148'de Denizli'ye  geldiler.7 Ocak'ta Kazıkbeli'ne  ulaştıklarında Alman birliklerinin cesetleri ile karşılaştılar. Dehşete kapılan  Fransız askerleri hemen savaş düzenine girerler. Birkaç gün önce Denizli yöresindeki yenilginin intikamını almak için 
pusu kuran, Türkmenler bölgeye başka yerden geçmenin mümkün olmadığını 
bildiklerinden Kazıkbeli’nin tepesinden Haçlıların hareketlerini izlerler.
Haçlılar; savaşçı birliklerini, öncü ve artçı ikiye ayrılmış olarak Kazıkbeli’ne doğru 
yürüyüp,  öncü kuvvetleri gönderilir. 

 Savaşçı birliğin hiçbir mukavemetle karşılaşmaksızın Kazıkbeli’nin en yüksek yerine varır. Ve Hamit Ovasındaki Kızıl çukur ovasında kamp kurmak için Kazıkbeli  tepesinden ayrılırlar. Öncü gurubun elini kolunu sallaya  sallaya gittiğini gören, arcı gurup ağır ağır tırmanırken; Türklerin ok yağmurları ile karşılaşan Haçlı ordusu büyük bozguna uğrar. Haclı ordusu, Kazıkbeli boğazında sıkışıp kalır ve çok zayiat  verir. Haclı ordusuna yetişen sadece gecenin kör karanlığı olur.Karanlığın çökmesiyle kral askerlerinden kalanları toparlayıp gider.Türkmenler ise savaş ganimetini alarak uzaklaşırlar.
 Kısa aralıkla olan bu iki  savaş, Kazıkbeli savaşı olarak tarihin sayfalarında yer almaktadır. 
  "-Fransa’nın En Güzel Çiçekleri, Şam Duvarları Altında Meyve Vermeden Kazıkbeli’nde Solar."  Kazıkbeli için söylenen bir söz olmuş.


Bulunan Ok Uçları

Eski Cankurtaran Belediye Başkanı Nazmi Gündüz'ün Cankurtaran hakkında ki sohbetimizde sorularımı cevaplarken. Savaşın delilleri olan Türkmen  ok uçlarını gösteren Nazmi bey "bu ok uçları 964 yıl önce yapılan Kazıkbeli Savaşına ait olduğunu tahmin ettiklerini" söyledi ve şeyle devam etti." Eski Çukur köy olarak bilinen bu yer Tavas'a bağlı bir köymüş.Ve buranın tüm bilgileri Tavas da ki Kaymakamlık Arşivinde mevcutmuş ama çıkan bir yangında birçok bilginin  yok olmuş."dedi.
 Çukur Köyü 10 Temmez 1940  senesinde büyük bir afet oldu. Köyün içinden gecen sel, onlarca evi yıktı.  derenin yakınlarında bulunan. Dede Taşlı Yatırının zarar görmüştü,  yok olup gitmemesi için yeni bir  mezar yaptırdım." dedi



 
        Topraklarına Sahip Çıkan Şehitler

 Kazıkbeli  ve çevresinde bir yıldır sürdürdüğüm araştırmalarım ve keşiflerim sürerken, Kazıkbeli ile Cankurtaran mevkileri arasında bulunan  Erenleri incelediğim de Kazıkbeli savaşında şehit düşen komutanların mezarları olduğu  ve günümüze kadar ulaştığının tespitini yaptım. Kayıtlarda geçmesine rağmen herhangi bir düzenleme çalışması gerçekleşmemiş olması hayli üzücü bir durum.

Bu bölgede beş yatır bulunmakta: 

  • Karaçam Mevkisinde Karaçam Yatırı (Kara İbrahim)
  • Gölcük Mevkisinde Gölcük  Dedesi
  • Kasaba içinde, Dede Taşlı Yatırı,
  • Kasaba içinde, Bekirler Dedesi Yatırı,
  • Çamrak Mevkisinde, Çamrak Dedesi Yatırı,

    Yatır mezarlıkları  olarak  bilinen mezarların Haclı savaşlarında şehit düşenlerin mezarları olduğu söylenmektedir.
   
Karaçam Dedesi



 Karaçam dedesi:  Köylüler tarafından en keskin eren olduğu söylenir. Karaçam'a ulaşmak için bir patika aradım ama ne yazık ki bulamadım boyuma ulaşan sık çalılara aşarak ulaşabildiğim  karaçam dedesi rivayete göre halen bu tepeyi zaptettiğini  ve çam kozalağını bile  alınmasını dahi  müsaade etmediğini söyleyen köylüler. Bu bölgeye hayvanın bile girmediğini tepenin çevresinden dolaşarak geçtiğini  söylerler.
Karaçam Dedesi
Karaçam Dedesi